OBEZİTE

Bildiğiniz gibi çağımızın en büyük sorunlarından birisi de obezite. Obezite, vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı ve anormal yağ birikmesidir. Bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranın aşırı artması sonucu, boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkmasıdır. Obezitenin en önemli sebeplerinden birisi de hareketsizlik ve paketlenmiş gıdaların çokça kullanılması , satılması .Eğer siz de paketlenmiş gıdaları çok fazla yiyor iseniz obez olmaya adaysınız. Günümüzde paketlenmiş gıdaların içindeki yabancı madde oranı kurumların kar amacı gütmesi ile günden güne artmaktadır.

Genelde aldığınız ürünlerin besin değerlerini okuyarsanız en çok göreceğiniz besin maddeleri şeker , yağ , doymuş yağ , trans yağdır. Ve siz yağın kilo dengesine çok zararlı olduğunu düşünüyorsanız bir de şekerin ne kadar zararlı olduğunu duyun! Fakat sadece besinlerden bahsetmek yanlış olur. Obeziteye etki eden birçok faktör var :

  • Aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları
  • Yetersiz fiziksel aktivite
  • Yaş
  • Cinsiyet
  • Eğitim düzeyi
  • Sosyo – kültürel etmenler
  • Gelir durumu
  • Hormonal ve metabolik etmenler
  • Genetik etmenler
  • Psikolojik problemler
  • Sık aralıklarla çok düşük enerjili diyetler uygulama
  • Sigara- alkol kullanma durumu
  • Kullanılan bazı ilaçlar (antideprasanlar vb.)
  • Doğum sayısı ve doğumlar arası süre

Obeziteye etki eden faktörler işte bunlar . Peki bunlara ne kadar diklkat ediyoruz ? İşte Türk halkı olarak buna ne kadar dikkat ettiğimizin haritası(Türkiye’deki obezite oranı haritası) :

2
TÜRKİYE OBEZİTE HARİTASI
İstanbul33,0
Batı Marmara30,7
Doğu Marmara30,6
Ege28,0
Akdeniz30,1
Batı Anadolu33,0
Orta Anadolu32,9
Batı Karadeniz31,3
Doğu Karadeniz33,1
Kuzeydoğu Anadolu23,5
Ortadoğu Anadolu20,5
Güneydoğu Anadolu22,9
TÜRKİYE BÖLGELERE GÖRE OBEZİTE YÜZDESİ

Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı verilere göre: Ülkemizdeki bireylerin yüzde 20’si obezite hastalığına yakalanmış olarak teşhis edilmektedir.Bireylerin vücut kitle endeksine göre 15 yaş üstü bireylerin yüzde 33,7’si fazla kiloda , yüzde 42,2’si normal kiloda , yüzde 4,2’si ise düşük kilodadır. Bu oran cinsiyete göre değişir . Kadınların yüzde 24,5’i obez , yüzde 29,3’ü ise fazla kiloludur. Erkeklerin ise yüzde 15,3’ü obez , yüzde 38,2’si ise fazla kilodadır. Ve bazı kaynaklardan alınan verilere göre kadınların obezite yüzdesi erkeklerin yüzdesinin iki katıymış. Nüfusa bakılarak bu oran rakamlara döküldüğünde ise 40 milyon ”kilolu” , 8 milyon ”obez” ve obezite ameliyatı olmaya aday 2 milyon kişi bulunmaktadır. 30’dan fazla hastanede 300’e yakın cerrah tarafından obezite muayenesi yapılmasına rağmen 2014 verilerine göre ameliyata alınan hasta sayısı 8.000 gibi bir rakamdır .

Gördüğünüz gibi obezite oranları bu şekilde , Türkiye’nin obezite oranının batıya doğru gittikçe arttığı kaydedildi. Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde hareketli yaşam, doğal beslenme nedeniyle obezite oranı düşüktür. Yağlı yeseler bile şişmanlamazlar, bu biraz da insanların bölgeye adaptasyonu , yaşam tarzı , şehirleşme , insanların meslek seçimleri , dağılımına bağlıdır. Batıya geldikçe obezite oranı artıyor. Obezitenin oluşmasında beslenme alışkanlıklarımızın değişmesi ve fast food tarzı hazır gıdalara yönelim, teknolojinin yaşamımıza getirdiği hareketsiz yaşam, masa başında, bilgisayar ve televizyon karşısında geçirilen zaman etkili oluyor. Sağlıklı ve doğal besinleri tercih etmek, düzenli spor yapmak, gün içerisinde daha hareketli olmak, bol miktarda su içmek gerekiyor.

Eğer obez olup olmadığınızı anlamak istiyorsanız obezite için en yaygın olarak kullanılan ölçüm olan , Vücut Kitle İndeksi (VKİ) ve bel çevresi ölçümünü çok kolayca hesap edebilirsiniz. VKİ, vücut ağırlığının (kg), boyun karesine (m²) bölünmesi ile hesaplanır. Bu değer yaş ve cinsiyetten bağımsızdır.

Obezitenin en önemli nedenlerinin başında beslenme dengesi , beslenme görülür. Obezitenin paketlenmiş gıdalardan kaynaklandığını ve sağlıklı beslenmemiz gerektiğini zaten biliyorsunuz. Fakat arada kaçamak yapmanın büyük bir zararı da olmaz değil mi ?

Hepimiz elbet ki zaman zaman fast food türü yiyecekler yiyoruz. Cips, hamburger, kola, makarna, pilav, hamur işleri, çikolata ve dondurulmuş yiyecekler aşırıya kaçıldığında obeziteye sebep oluyor. Eğer kilonuzu korumak istiyorsanız uzak duracağınız yiyecekler :

1.Mayonez

Birçok fast food türü yiyeceğin yanında makarnayla ve pek çok yiyecekle tükettiğimiz , aşırı derecede kaloriye sahip olan bir besindir . Örnek olarak 100 gram ketçabın vücuda kalorisi 111 iken aynı miktarda mayonezinki 679 kalori . Aradaki bu kadar farkın nedeni mayonezin yüzde 75’inin yağdan oluşmasıdır. Evde yaptığınız mayonez ise çok daha az kalorili olacaktır.


2.Tahin

100 gramında 594 kalori bulunmaktadır. Ve yüzde 55’i yağdan oluşur.


3.Kuru yemişler

Çok yüksek yağ değerine sahiptir. Bunun yanında protein içeriği de fazladır . Az miktarda tüketilmesi ise vücuda faydalıdır.


4.Kuru meyveler

Taze olarak ve az miktarda tüketilen meyvenin 1 tanesi bile vücuda yeterli iken kuruyken hacmi az olduğundan ne kadar yediğimizi tayin edemeyiz ve fazla miktarda besin almış oluruz.


5.Çikolata

Kakao bitkisinin vücuda faydaları fazla iken işlenmiş gıda şeklinde marketlerde yer alan çikolatada ise kakao oranı çok düşük , doymuş yağ ve şeker oranı çok fazladır.


6.Kaymak ve Krema

Kaymağın 1000 gramında 585 kalori bulunurken , 100 gram krema ise vücuda 335 kalori enerji sağlar .

Eğer kilonuzu korumak ve sağlıklı bir hayat sürmek istiyorsak yukarıda belirtilen besinlerden uzak durmalı ve marketlerde aldığımız besinlerin besin değerlerine dikkat etmeliyiz.Her gün fazlaca tükettiğimiz şeker başta aşırı kilo olmak üzere tip 2 diyabet hastalığı , kalp hastalığı ile birlikte pekçok hastalığın nedenidir.

COCA COLA ENERJi VE BESiN ÖĞELERi (100 ml için):
Enerji:188 kJ / 45 kcal
Yağ:0,0 g
  Doymuş Yağ:0,0 g
Karbonhidrat:11,2 g
  Şeker:11,2 g
Protein:0,0 g
Tuz:0,0 g
COCA COLA ORİJİNAL RESMİ BESİN DEĞERLERİ

Amerikan Kalp Derneğinden alınan rakamlara göre günlük alınması gereken ortalama şeker miktarı erkekler için 35 gram (160 kalori) , kadınlar için ise bu oran 20 gram (100 kalori) . Yani bir gün boyu almamız gereken şeker miktarı bir kutu kolanın içerdiği şeker miktarından daha azdır.

Canan Karatay’ın doğru söylediklerinden birisi meyve sularının aşırı miktarda şeker içerdiğidir. Bunu şöyle düşünebilirsiniz : Bir bardak portakal suyu hazırlamak için 3 adet portakal sıktığımızı ve kararında yemekten çok daha fazla miktarda portakal besini aldığımız gibi. 1 büyük bardak portakal suyu günlük şeker ihtiyacının yaklaşık %60-%70’ini karşılıyor. Hazır olarak satılan meyve sularında durum daha da iç karartıcı. Örneğin popüler bir içecek olan 1 şişe limonata (şekerli limonata) günlük şeker ihtiyacının 2 katı kadar şeker içeriyor.  Eğer ortalamanın üzerinde bir kiloya sahip iseniz şekeri kesinlikle kontrol altında tutmalı ve sonradan eklenmiş şeker içeren içecekleri, yiyecekleri hayatınızdan çıkarmalısınız. İhtiyacınız olan şekeri daha fazla meyve ve sebze tüketerek alabilirsiniz. Tabii doğal şeker içeren gıdaların tüketiminde de aşırıya kaçmamalısınız.

Artık siz de obezite ve Türkiyedeki bazı obezite oranları hakkında temel bilgilere sahipsiniz . Biraz da ufkumuzu genişletip dünyadaki obezite oranlarına bakma vakti.

OECD Ülkelerinde obezite

Şimdi ise size OECD ülkelerinin verilerine göre obezite oranlarını gösterelim. Eğer kafanızda OECD ile ilgili soru işareti varsa hemen kolayca bunu giderelim :OECD , açılımı ile İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatıdır. Teşkilatının İngilizce karşılığı The Organisation For Economic Co-Operation And Development şeklindedir. Eğer OECD’nin ne olduğu hakkında daha fazla bilgiye erişmek istiyorsanız aşağıdaki linkten gidebilirsiniz.

https://www.doviz.com/makale/ekonomik-kalkinma-ve-isbirligi-orgutu-oecd-nedir/71

https://www.doviz.com/makale/ekonomik-kalkinma-ve-isbirligi-orgutu-oecd-nedir/71

Dünya obezite haritası ile ilgili görsel sonucu
ÜLKELER VE OBEZİTE ORANLARI

2017 yılında OECD obeziteyle alakalı veriler yayınlamıştır. OECD Obezite raporuna göre, 2015 yılında OECD ülkelerinde toplam nüfusa oranla ortalama yetişkin obezite oranı %19,5 olarak hesaplanmıştır. OECD ülkeleri arasında en az obezite oranına sahip olan yüzde 3.7 ile Japonyadır. Bunu sırasıyla Güney Kore , İtalya , İsviçre ve Norveç takip etmiştir.

OECD ülkeleri arasında en fazla obezite oranları sizin de tahmin ettiğiniz gibi Amerikadır.Amerika ‘nın obezite oranı yüzde 38,2 dir. Bunu yüzde 32,4 ile Meksika ,Yeni Zelanda , Bulgaristan ve Avustralya takip eder.

Türkiye ve Türkiye’ye yakın oranlar gösteren ülkeler ise aşağıdaki gibidir.

Aşağıdaki oranlar ise OECD’nin 2030 yılında sahip olunacak obezite oranları ile alakalı tahminlerin tablosu.

OECD verileri en obez , en zayıf ülkeleri bize gösterdi . Bir de ayrıntılı ve başka kaynaktan dinlemek isteyenler için nedenleri , sebepleri ve sonuçlarını dinamik bir şekilde en şişman 10 ülkeyi anlatan bir video.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın